nazım hikmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nazım hikmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2015 Perşembe

NAZIM HİKMET / İYİ Kİ DOĞDUN BÜYÜK ŞAİR




Evet iyi ki doğdun NAZIM HİKMET, iyi ki doğdun. Ah bir de şiirlerini okurken gözlerime dolan yaşları dindirebilsem. Genç Cumhuriyet'in, yeni türkçenin şair adamı, sen neler çektin sadece düşünceden... Ama yine de iyi ki doğdun. Yoksa biz nasıl okuyacaktık bu kadar temiz bir türkçe ile bu güzel şiirleri. Nasıl bilecektik aşkı, savaşmayı, barışı. Sadece biz değil ki tüm dünya sana hayrandı. Ama işe gel gör ki siyaset oyunları. Çok sevdiğin yurdundan etti seni.

Ne zaman Nazim Hikmet şiiri okusam ya da sesinden bir şiir dinlesem göz yaşlarımı tutamam. Belki çoğu acıklı şiirler değildir ama güçlü şiirlerdir. Aşkı anlatan, ayrılığı anlatan, yanlızlığı anlatan, sürgünü anlatan, ölümü ve sürgünde ölümü bekleyen adamı anlatan güçlü şiirler. Nazım Hikmet Ran'ı doğum gününde sevgiyle anarken VEDA şiirini paylaşmak istiyorum, ama dilimde KARLI KAYIN ORMANINDA türküsüyle birlikte....varsa imkanınız siz de acın Zülfü Livaneli den dinleyin derim.

Bugün Radikal gazetesi görselleriyle birlikte çok güzel düzenlenmiş 15 şiirini seçmiş bir seçki olarak önümüze koymuş. Görmeyenler olabilir diye aşağıda "link"ini vermek istiyorum.

Sanatçılarına sahip çıkan bir ülke olmak dileğiyle...

http://www.radikal.com.tr/radikalist/15_siiriyle_zamanin_otesindeki_sair_nazim_hikmet-1272644




Veda

Hoşça kalın 
dostlarım benim 
hoşça kalın! 
Sizi canımda 
canımın içinde, 
kavgamı kafamda götürüyorum. 
Hoşça kalın 
dostlarım benim 
hoşça kalın... 
Resimlerdeki kuşlar gibi 
dizilip üstüne kumsalın, 
mendil sallamayın bana. 
İstemez... 
Ben dostların gözünde kendimi 
boylu boyumca görüyorum... 

A dostlar 
a kavga dostu 
iş kardeşi 
a yoldaşlar a..!!. 
Tek hecesiz elveda.. 

Geceler sürecek kapımın sürgüsünü, 
pencerelerde yıllar örecek örgüsünü. 
Ve ben bir kavga şarkısı gibi haykıracağım 
mapusane türküsünü. 

Yine görüşürüz 
dostlarım benim 
yine görüşürüz... 
Beraber güneşe güler, 
beraber dövüşürüz... 

A dostlar 
a kavga dostu 
iş kardeşi 
a yoldaşlar a..!!. 
ELVEDA..!!.......
'

11 Ocak 2015 Pazar

PABLO NERUDA, NAZIMA BİR GÖZ ÇELENGİ, GÜNÜN ŞİİRİ


PABLO NERUDA



Yıllar yıllar öncesinde bu saygıdeğer şairi THE POSTMAN filmiyle tanımıştım. Film sürgündeki şaire mektuplarını taşıyan postacı ile kurduğu dostluğu anlatan, aşk, onur ve dostluğu işleyen çok başarılı bir çalışmaydı. Hafızama kazındı. O güne kadar Pablo Neruda'yı bilmezdim. Sonra kendisinin Nazım Hikmet'in yakın arkadaşlarından olduğunu, hatta bir kongrede Nazım Hikmet'le ilgili  'Onun (Nazım Hikmet'in) yanında biz şair bile olamayız' dediğini öğrenmiştim. Aynı dönemin acılarını yaşayan, aynı düşüncede iki dost şairi tanımak güzeldi. Bugünkü şiir de istedim ki Pablo Neruda'nın Nazım'a yazdığı dizeler olsun. Dostluğun sınır tanımadığı, kelimelerin gücünün anlamını yitirmediği barış içinde bir dünya dileğimle...

Merak edenler için POSTACI filminin İMDB linki, 

http://www.imdb.com/title/tt0110877/ 





NAZIM'A BİR GÖZ ÇELENGİ

Neden öldün Nâzım? Senin türkülerinden yoksun
ne yapacağız şimdi?
Senin bizi karşılarkenki gülümseyişin gibi bir pınar
bulabilecek miyiz bir daha?
Senin gururundan, sert sevecenliğinden yoksun
ne yapacağız?
Bakışın gibi bir bakışı nereden bulmalı,
ateşle suyun birleştiği
Gerçeğe çağıran, acıyla ve gözüpek bir sevinçle dolu?
Kardeşim benim, nice yeni duygular, düşünceler
kazandırdın bana
Denizden esen acı rüzgâr katsaydı önüne onları
Bulutlar gibi, yaprak gibi uçarlar
Düşerlerdi orada, uzakta.
Yaşarken kendine seçtiğin
Ve ölüm sonrasında seni kucaklayan toprağa.

Sana Şili'nin kış krizantemlerinden bir demet
sunuyorum
Ve soğuk ay ışığını güney denizleri üzerinde parıldayan
Halkların kavgasını ve kavgamı benim
Ve boğuk uğultusunu acılı davulların, kendi yurdundan...
Kardeşim benim, adanmış asker, dünyada nasıl da
yalnızım sensiz.
Senin çiçek açmış bir kiraz ağacına benzeyen
yüzünden yoksun
dostluğumuzdan, bana ekmek olan,
rahmet gibi susuzluğumu gideren ve kanıma güç katan
Zindanlardan kopup geldiğinde karşılaşmıştık seninle
Kuyu gibi kapkara zindanlardan
Canavarlıkların, zorbalıkların, acıların kuyuları
Ellerinde izi vardı eziyetlerin
Hınç oklarını aradım gözlerinde
Oysa sen parıldayan bir yürekle geldin
Yaralar ve ışıklar içinde.

Şimdi ben ne yapayım? Nasıl tanımlanır
Senin her yerden derlediğin çiçekler olmaksızın bu dünya
Nasıl dövüşülür senden örnek almaksızın,
Senin halksal bilgeliğinden ve yüce şair onurundan yoksun?
Teşekkürler, böyle olduğun için!
Teşekkürler o ateş için
Türkülerinle tutuşturduğun, sonsuzca.

(Türkçesi: Ataol Behramoğlu)
 
Pablo Neruda