yeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2015 Cumartesi

AVCISINI TAŞIYAN CEYLAN / ERKAN ASLAN



Fırsat buldukça yeni yazarlardan okumak isterim. Kitapyurdu'ndan kitap seçerken yayınevi değişikliği nedeniyle ikinci kez baskıya girmiş bir öykü kitabı dikkatimi çekti. İlk baskısını Alakarga yayınlarından yapmış, şimdi ise Dedalus Kitap tarafından ikinci baskısı yapılmış bir öykü kitabı elimdeki. Yazar Erkan Aslan.

Öykü kitaplarının farklı bir değeri vardır benim için. Aslında her yazar için de öyle sanırım. Çünkü okudukça ve araştırdıkça görüyorum ki hikayecilik öykü ile başlıyor. Birçok ünlü yazarımız önce öyküleriyle varolmuş, ustalaşmış. Öyküler okuyucusuna düşünceye yönelik daha ucu açık alanlar tanıyor.  Bir diğer açıdan da yazara romana geçiş için iyi bir anteraman alanı sağlıyor. Ben de ilerde yazmayı düşleyen bir aday olarak mümkün olduğunca farklı tarzda yazardan, değişik türlerden okumak istiyorum.

Tesadüf bu ya kitabı elime aldığım günlerde sabah haberlerinde spiker Türkiye'nin demografik yapısına dair bir araştırmanın sonuçlarını paylaşıyordu. Ülke nüfusunun hızla artışı, yaşadığım şehir İstanbul'un Türkiye ortalamalarının çok çok üstünde bir nüfüsa sahip olduğu bir ilin göç aldığı ancak on kadar ilin şehir dışına göç verdiğini belirtiyordu. Bu kitapla ilgisi de bu haberin işte burada başlıyordu benim için. Hızla göç veren şehirlerden biri de KARS idi. Neden göç veriyor çünkü insanı çalışacak yer bulamıyor. Çünkü bu bir kaç ilde fabrika yok, sanayi yok, hayvancılık yok denecek kadar az. İşte yazarımızın ERKAN ASLAN bu şehrin bir çocuğu. Şehrin yaşadığı bu ekonomik sorunlar onun hikayelerine de yansımış...

AVCISINI TAŞIYAN CEYLAN'da çok şiirsel dilde öyküler okudum. Hayal dünyası çok zengin bir çocukluğa şahit oldum. Anadolu'da insanın yaşama ve varolma çilesi bu öykülerde şiirsel bir dilde işlenmiş. Hasret var, acı var, töre var, geçim zorluğu var. Ama aynı zamanda bir çocuğun zihninden zamansız hatıralar var. Dolayısıyla bu öyküler beni aldı kendi çocukluğuma götürdü. Küçükken düzenli olarak Urfa'ya yaptığımız seyahatleri, dedemin dizine oturup dinlediğim masalları hatırladım. Aynı zamanda ninemin kederli kederli tütün sarışını. O zaman bilemezdim ki herkesin zamanın birinde yaşamın acılı bir neferi olduğunu.

Yeni bir kalemden farklı bir tarzda öyküler okumak isterseniz tavsiye edirim. Sevgiyle kalın.



KİTABIN ADI         AVCISINI TAŞIYAN CEYLAN

YAZARI                  ERKAN ASLAN

YAYINEVİ             ALAKARGA

YAYIN YILI          2012

SAYFA SAYISI     86

4 Mart 2014 Salı

Eski fotoğraflardan günümüze efsane bir aşk hikayesi...KURT SEYT ve SHURA

Bugün size tanıtacağım kitap çok yakın biz zamanda Kıvanç Tatlıtuğ'un başrolünde yer aldığı TV serisi ile ekranlara taşınacak olan KURT SEYT ve SHURA.



Kitabın kahramanı Kırımlı bir Türk subayı olan KURT SEYT yazar Nermin Bezmen'in dedesi. Nermin hanım küçüklüğünden itibaren dedesine hayran bir torun olarak büyümüş. Aile içinde dedesinin yaşadığı efsanevi bir aşk anlatılırmış. Aşkın diğer kahramanı ise soylu bir Rus ailesine mensup SHURA imiş. Yıllarca Nermin hanım bu aşkın detaylarına ulaşmaya çalışmış, bu hikayeyi bir romana çevirmeyi planlamış ve sonunda aradığı ipuçlarına ulaşmış, romanı ete kemiğe dönmüş. Bize de heyecanla bu hikayeye şahit olmak düşmüş. Yazarın araştırma serüvenini aşağıdaki linkten ayrıntılarıyla okuyabilirsiniz...

http://yasam.bugun.com.tr/iste-gercek-hikayesi-haberi/996108

Kitabın tanıtımından, 

Kurt Seyt: Mirza Eminof'un oğlu olarak servet ve ünvanla doğmuştu. Yakışıklıydı, hırslıydı, cesurdu. Çar Nikola'nın Muhafız Alayında genç bir Üsteğmen oluşu onu Bolşeviklerin ölüm listesine dahil etmişti. Kaçarken getirdiği bir taka dolusu silahı Mustafa Kemal'in Kuva-yi Milliyesine teslim ettiğinde, karşılık istemeyecek kadar gururluydu. Hayatına sıfırdan başlarken elinde kalan serveti sadece gururu ve aşkıydı.

Shura: Tchaikovsky nağmelerinin romantizmi ile sarılmış karlı bir Moskova gecesinde, henüz onaltısındayken saf güzelliği, beklentisiz aşkı ile Seyit'in dünyasına girdi. Ailesinin ünvanı, serveti onun da ülkesinde kalmasına yardımcı olamadı. Sevdiği erkekle atıldığı bu macerada bir daha hiç göremeyecekleri vatanlarının, ailelerinin, artık yaşamayacakları geçmişlerinin hasretlerini birbirlerinin aşklarında dindirmeye çalıştılar.

Büyük bir aşkın, harbin, ihtilalin, hasret ve hüzünlerin hikayesi ile okuyucuyu baştan sona kendine has bir tat, merak ve heyecanla sürükleyen, uzun süren araştırmaların gerçeklikle aktarıldığı bir roman, "Kurt Seyt ve Shura."

Benim notlarım, 

Dönem muhteşem, dünyaya değişiyor, değişimle birlikte insanların bir ülkeden diğer bir ülkeye göçlerine, zamanın zor yaşam koşullarına, savaşa, cesarete şahit olurken dev bir aşkı kahramanlarıyla birlikte yaşıyorsunuz. Bunun gerçek bir hikayeden kurgulandığını bilmek ise romanı katbekat daha çekici kılıyor.



Yazarın aynı seriden bir kitabı daha bulunuyor

http://www.kitapperver.com/kitap/kurt-seyt-murka-p396378.htmlBugünlerde ise raflarda DEDEM 

KURT SEYT VE BEN,  Destek Yayınları baskıyla yer alıyor.

http://www.kitapperver.com/kitap/dedem-kurt-seyit-ve-ben-p557110.html


Keyifli okumalar diliyorum.